Bilgi Teknolojileri Konferanslarının İkincisi Olan “Baz İstasyonları ve İnternet Güvenliği” Konferansı 26-27 Haziran 2009 Tarihlerinde İzmir Çeşme’de Gerçekleştirilmiştir

İlki İstanbul ilinde düzenlenen Bilgi Teknolojileri Konferansları’nın ikincisi, Yargıtay, Ulaştırma Bakanlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Akdeniz Üniversitesi, Kadir Has Üniversitesi, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Ankara Barosu, TBV, TEDER, MOBİSAD, YASAD, TBGD, TESİD, BİYESAM, Regülasyon Derneği v.b Sivil Toplum Kuruluşları (STK)’ndan kişilerin katılımıyla 26-27 Haziran 2009 tarihlerinde İzmir/Çeşme’de gerçekleştirilmiştir.

Ulaştırma Bakanı Sayın Binali YILDIRIM’IN himayelerinde yapılan Telekomünikasyon ve İnternet sektörüne yönelik düzenlenen konferans, iki oturum şeklinde gerçekleştirilmiştir. Birinci gün, Ulaştırma Bakanı Sayın Binali YILDIRIM’ın ve BTK Başkanı Sayın Dr. Tayfun ACARER’in açılış konuşmaları sonrası baz istasyonlarının insan hayatına yönelik kamuoyunda yanlış bilinen etkileri tartışılmıştır. İkinci gün, internetin güvenli kullanımı ve bu alandaki mevcut mevzuat ve yaşanan sorunlar panelistler tarafından irdelenmiştir.

BTK Başkanı Sayın Dr. Tayfun ACARER’in konuşmasından notlar:

 1- Mobil iletişimin en önemli kısmını oluşturan GSM ve 31 Temmuz 2009 itibariyle 3G olarak bilinen 3. nesil GSM ile bu teknolojilerin devamı olan iletişim araçları baz istasyonları ile işletilebilmektedir. Baz istasyonları olmadan bu sistemin işletilmesi olanaklı değildir. Bu teknoloji iletişim aracını kullanmak istiyorsak her yerde yeterli sayıda baz istasyonu zorunludur. 

 2- 5651 sayılı Kanun. Bu Kanun ile İnternet Daire Başkanlığı kuruldu. Hemen peşine eleştiriler gelmeye başladı. Biz eleştirilere açığız ancak doğru ve yapıcı olmalıdır. youtube sitesinin erişiminin engellenmesiyle bu eleştirilerde arttı. Bu siteye uygulanan tedbir mahkeme kararı ile oldu. Bu kanun olmasa da bu tedbir uygulanabilirdi. Kanunda sayılan suçlara ilişkin 33 video vardı, 20 video çıkarıldı. Diğerleri çıkarılmadı. Bu durumda farklı neler yapılabileceği ayrı bir konu. Toplumun Din gibi Atatürk gibi konularda hassasiyetleri var. Bunlara herkes hassas davranmalıdır. 

 3- İnternet Kurulu: 5651 sayılı yasada yeniden oluşturulan ve yapısı değiştirilen Kurulun 34 üyesi var. Yarıdan fazlası özel sektör ve STK’lardan oluşuyor. Başkanı da STK’lardan. Bu Kurul da çok eleştiriliyor. Kurul belli zamanlarda toplanıyor. İnternet dünyasına ilişkin sorunlar tartışılıyor. Çalışma grupları var. Oluşan öneriler değerlendiriliyor. Sayın Bakanımız sağ olsunlar kapısını açmış bekliyorlar. Bundan daha iyi bir şey var mı? 

 4- Bu teknolojiler ile yeni kavramlar ortaya çıktı: kurtçuk, truva atı, phishing, spam v.b. Bunlar ile ilgili sorunlar artıyor. Ciddi maddi kayıplara neden oluyorlar. Geçen yıl “I Love You” virüsünün verdiği zarar 45 milyon $ olarak tahmin ediliyor. Zombiler artıyor. Türkiye %2 lik dilimle ikinci sırada. Bilişim suçları hızla artıyor. Bir önceki yıla göre %40 artmış.

 
Bilişim sektörünün 2008 yılı cirosu 31 milyar $ civarında. Bu alandaki büyüme genel kalkınma hızının çok üstünde. Sorunlarda büyüyor. Önerim İhtisas Mahkemelerinin kurulmasıdır. Ar-ge faaliyetlerini çok önemsiyoruz. Bu konuda da ciddi gelişmeler oluşmuştur. Örneğin; Uzak Mesafe Mobil Sistem (UMMS) konusunda yapılan yazılım, Dünya’da birkaç ülke ile birlikte Türkiye’de gerçekleştirilmiştir. Türkiye uzaktan Erişim Alanında ürünler vermeye başlıyor. Sektörün sorumluları tüm bu hususları görmelidirler.

Ulaştırma Bakanı Sayın Binali YILDIRIM’ın konuşmasından notlar:

Bilgi teknolojileri konferansları seri halde devam ediyor.1969 yılında ABD’de iki olay oldu. İki üniversite bir birlerine bağlanarak interneti kullanmaya başladılar. İkincisi de Aya gidildi. İnterneti herkes atladı. Aya gidiş ana gündem oldu. 40 yıl sonra internet herkesin kullandığı bir alt yapı haline geldi. Artık bilgiyi üreten ve kullanan ülkeler gelişmiş olarak kabul ediliyor. Son birkaç yılda yasal düzenlemeler ve alt yapı hizmetlerinde bu alanda atılım oldu. 2002 yılından sonra yapılan yatırımlarla bugün geniş bant internette Dünyada 13’ncü,  Avrupa’da da 6’ncı sıradayız. Bunun için önce okullarımıza girdik. Bilgi otobanları kurduk. Bu gün ülkemizde bilgisayar sayısı 12 milyona ulaştı. Bilgisayar üreten fabrikalar kuruldu. Krizde pazar büyüklüğü 3 kat arttı. Artık bu alanda yaşanılan yer v.b kavramlar önemli değil. Ülkenin her yanı gelişmiş durumda. İlk yatırım çok maliyet gerektiriyor. Akıl+makine+bağlantı. Yatırımınızı Hakkâri’de yapabilirsiniz. Alış-veriş artık sınır tanımıyor. Sanal alışveriş 9 milyar doları aştı. E-Devlet kapısı açıldı. Vatandaşımız 30’a yakın işlemlerini buradan yapıyor. Kamu kuruluşlarımız bu alanda yarış halinde. Hangi hizmetlerimizi bu alana kaydırabiliriz diye. Yasal düzenlemeleri yaptık. Evrensel Hizmet Kanunu, Düzenleyici Kurul görevlerini ve sektörün ihtiyaçlarını cevaplayan Elektronik Haberleşme Kanunu, İnternet Güvenliği bunlar hep yapıldı.

Gelelim bugünkü toplantıya. Elektronik aletlerin hepsinde bir şua alıyoruz. Doğru. Baz da doğru. Ama gülü seven dikenine katlanır. Baz istasyonu GSM in olmazsa olmazı. Sök-at demek kolay. Bize derlerse ki baz istasyonlarını şehirlerden çıkartın biz çıkartırız. Ama cep telefonu ile konuşma hizmeti biter. Telefon görüşmesi o zaman biter ama bu duruma da herkesten önce yargı karşı çıkar tahminim. Hukukçular bu anlamda bilgilendirilmeli. Gerçek zarar önce tespit edilmeli. Şikayetler olacak bu önce BTK’ya gelecek. Bu şikayetler uluslar arası standartlara göre değerlendirilecek. Kule bazında hüküm verilecek. Toptan karar vermek çözüm üretmez. Yeni teknolojileri öğreneceğiz. Dünya Sağlık Örgütü bunlarda zararlı bir durum tespit etmemiş. BTK biraz cimri dünya ortalamasının dörtte birini standart olarak almış. Bir defa cep telefonuna toplum olarak alışmışız. Bununla hayat kolaylaşıyor. Yargı ve Kurum şikayetlerde birlikte çalışmalı. Sağlığa zararlı meselesi yanlış algılamanın sonucu gelişti. Gerçek öyle değil.

İkinci konu, burada çalışılacak olan internetin güvenli kullanımı. Bu konu ilaç almaya benzer. Yan etkileri sayıldığında hiçbir ilacı kullanamayız. 5651 sayılı kanun amacı belirlemiş. Aileyi gençliği korumak görevimiz. Anayasa bize bu görevi veriyor. 5651 Sayılı Kanun’da yer alan sekiz suç, TCK da olan düzenlemeler. Yani, 5651’deki hükümler TCK’da yer alan suçların sanal alemde işlenmesi halinde cezalandırılmasını sağlamak için. Bazı sıkıntılar vardı uygulamada, bunu 5651 ile düzenledik. Güzel bir başkanlık oluştu. Ardından İnternet Kurulunu oluşturduk. Amaç, interneti daha temiz ve yararlı kullanabilmek için önerilerin geliştirilmesi. Zararlı içeriğin %98 i gelişmiş ülkelerden yani dışarıdan geliyor. Siteler neden kapatılıyor. Yargı kararları gereği. AB raporlarını inceledik. Söz konusu raporlarda “Verilen cezalar suçla orantılı değildir” deniliyor. AB’nin 5651 sayılı yasa ile ilgili tek eleştirisi bu. AB diyor ki; düzenleme yapılabilir, haklılık payı vardır ama suç-ceza orantılılığına dikkat edilmeli. Tek bir video nedeniyle tüm sitenin erişimi engelleniyor. Bazı kararlar yargı yetkisini (jurisdiction) aşıyor. Suçla orantısız karar var. Bunlar da düzelecek. AB 2008 ilerleme raporunda orantısız kararlar verildiğini belirtiyor. Siber suçla mücadele için BM, ITU gibi uluslar arası bir şemsiye örgüte ihtiyaç var. Yanlış yapılamadan her zaman doğru bulunamıyor. Ama içeriği sağlayanlar da dikkatli ve sorumlu davranacaklar. Türkiye’den reklam alacaksın, belge almayacaksın, vergi vermeyeceksin. Öyle şey olmaz. 5651 içerik sağlayıcılara yükümlülükler getiriyor.

Sektör hızlı gelişiyor. Sadece kullanıcı olmayalım diye Ar-Ge Kanunu çıkardık. Yazılım ve donanım sektörünü teşvik kapsamına aldık. Türk mühendisleri kullanma zorunluluğu getirdik. Hem istihdam, hem döviz hem de teknolojiye yapılan katkıda payımız olsun istedik. Artık akıl teri önemli. Biz otobanları kurduk. Trafiği doldurmak vatandaşımızın ve sizin işiniz. Bilgi toplumu sevdamızı gerçekleştireceğiz. Bunu vatandaşımız fark etti. Amacımız bilgilendirme ve farkındalık oluşturmaktır. Sonuç olarak Türkiye ulaşım ve iletişimde ulaşılabilir, erişilebilir bir ülke olmuştur.

Açılış konuşmalarından sonra Kurum İkinci Başkanı Sayın Ahmet Hamdi ATALAY başkanlığında Baz istasyonlarının teknik ve sağlık yönüyle tartışıldığı sunumlar gerçekleştirilmiştir.

İkinci gün ise; TİB Başkanı Sayın Fethi ŞİMŞEK, panel açılışını yapan bir konuşma yapmıştır. TİB’in kuruluş sürecini ve 5651 sayılı yasanın getirmiş oldukları yenilikleri anlatan Sayın ŞİMŞEK, özellikle 9. madde uygulamaları ve Erişim Engellemelerde kullanılan kriterlerin Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararlarına paralel olduğunu ifade etmiş ve gündemde tartışılan konulara cevap vermişlerdir. Ayrıca, 5651 sayılı yasada yer alan katalog suçların sınırlandırılması gereğine vurgu yapan Sayın ŞİMŞEK, özel kanun tasarılarıyla genişletilmeye çalışan katalog suçlarla ilgili Başkanlık olarak Meclis’te yapılan itiraz ve bilgilendirme çalışmaları hakkında da bilgi vermişlerdir.

İnternet Dairesi Başkanı Sayın Osman Nihat ŞEN’in başkanlığını yürüttüğü panelde ise; 5651 sayılı yasa ışığında güvenli internet kullanımı, bu alandaki diğer yasal düzenlemeler ile karşılaşılan sorunlar ve çözüm yolları değerlendirilmiştir. Ayrıca bu alandaki STK’ların durumu ile İnternet Kurulu’nda yapılan çalışmalar aktarılmıştır.

Yargıtay Tetkik Hakimi Servet YETİM:

Yargıtay Başkanımız Sayın Hasan GERÇEKER selam ve desteklerini göndermişlerdir. Yargıtay olarak bilişim konusuna özel bir önem atfetmekteyiz. Bu amaçla bir bilişim sempozyumu gerçekleştirdik. Ben sunumumda tanımları ve mevzuatı kısaca anlatacağım ve önerilerimi sunacağım.

Öneriler:

 - Yönetmelikte yer almayan, trafik bilgilerinin nasıl imha edileceği hususu düzenlenmelidir.

 - 5651 sayılı yasada düzenlenen, re’sen alınan kararların tamamının hakim onayına sunulmasında yarar vardır.

 - Özellikle bilişim suçları başta olmak üzere bilirkişilik müessesesi kurumsallaşmalıdır.

 - Yargıda bu yeni düzenlemelerin, doktrin ve içtihadı birleştirme kararlarının oluşmasını beklemekte yarar vardır. Bu süreç 3-5 yılı alacağından biraz sabırlı olmakta yarar vardır.

Doç. Dr. Tekin MEMİŞ (Kadir Has Üniversitesi):

İnternetin gelişmesiyle birlikte bu ortam üzerinden kişilerin ve ürünlerin telif hakları üzerinde ihlallerde artmıştır. İspat sorunu ihlal sonucuna ulaşmada sıkıntılar yaşanmaktadır. İhlal netice itibariyle ihlaldir. İnternet ortamı denilerek bu alan kontrolsüz bırakılmamalıdır. İnternet üzerinde FSEK ve diğer kanunlarla düzenlenen hususlarda ciddi ihlaller oluşmaktadır. Bu alanda daha sıkı düzenlemelere ihtiyaç vardır. Örnekler vereceğim. Çok ciddi bir makale yazdınız. Bir müstehcen siteye makaleniz alınabiliyor. Durumunuzu değerlendiriniz. Sonuç olarak bu alana ilişkin ilave düzenlemelere ve bu alanda çalışan hukukçulara ihtiyaç duyulmaktadır.

Avukat Habibe İYİMAYA (Ankara Barosu):

Kişinin tanımlanabilmesine elverişli bilgi kişisel veridir. DNA kodu, plaka, adres kişisel veridir. Bilanço, finansal veriler kişisel veridir. IP adresi kişisel veri midir? (Münih Bölge Mahkemesi Kararı ve 2007 yılı İngiltere Veri Koruma Otoritesi Kılavuzu’na göre hayır) Statik IP adresi kişisel veridir. Bu alandaki uluslar arası mevzuat şunlardır:

 - OECD Gizliliğin Korunması ve Kişisel Bilgilerin Sınırlar ötesi Transferine ilişkin Tavsiye Kararı,

 - Avrupa Konseyi 108/81 Sayılı Kişisel Veriler Hakkında Antlaşma (gerçek kişiler),

 - Avrupa Konseyi’nin sektörel tavsiye kararları: Tıbbi veri bankaları (1981), bilimsel araştırma ve istatistik (1983), doğrudan pazarlama (1985), sosyal güvenlik (1986), polis (suç) kayıtları (1987), istihdama ilişkin veriler (1989), elektronik ödeme ve ilgili işlemler ( 1990), verilerin kamu kuruluşlarınca üçüncü kişilere açıklanması (1991), kişisel verilerin telekomünikasyon alanında ve özellikle telefon servislerinde korunması (1995), tıbbi verilerin korunması (1997), istatistik amaçlı toplanan ve işlenen kişisel verilerin korunması (1997), internette özel hayatın gizliliğinin korunması (1999), sigorta sektöründe kişisel verilerin korunması (2002),

 - İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi m. 8: Herkesin özel ve aile hayatına, meskenine ve haberleşmesine saygı gösterilmesini isteme hakkı,

 - AB Temel Haklar Charter m. 7: Özel hayatın gizliliği,

 - AB 95/46/EC Veri Koruma Yönergesi,

 - Avrupa Siber Suçlar Konvansiyonu,

 - AB 97/66/EC Telekomünikasyon Yönergesi,

 - AB 2002/58/EC Elektronik iletişim Yönergesi ve

 - İkili anlaşmalar şeklinde özetlenebilir.

Bu açıklamalar sonrası yürürlükteki mevzuatı ve bu alandaki ihlalleri özetlemiştir.

İnternet Kurulu Başkanı Doç. Dr. Turhan MENTEŞ (TBD):

Bu konferansların en güzel tarafı tüm tarafların bir arada olmasıdır.5651 sayılı kanun çok hızlı çıkarılmış bir kanundur. Ancak uygulamada çok dikkatli davranılması son derece güzel ve önemli bir noktadır. Bundan dolayı da tüm taraflara teşekkür ediyorum. Olması gereken, toplumda devletin düzenlemesi gereken ancak yetişemediği alanı STK’ların doldurmasıdır. Ancak bizde tersi gerçekleşiyor. STK’ların doldurması gereken alan STK’larca ilgilenilip doldurulmayınca boşluğu devlet dolduruyor. Ben her şeye rağmen Türkiye’de STK’nın önemine inanıyorum. Her şeyin Kanunlarla olamasa bile prensiplerle yapılabileceğine inanıyorum. 5651 ile önemli bir düzenleme yapıldı. İnternet Kurulu düzenlendi. Başkanı olduğum bu kurul Bakanlık ve Kamu temsilcileri yanında yarıdan fazlası STK üyelerinden oluştu. Bugüne kadar 5 toplantı yaptık. Altıncısı Eylül 2009’da olabilir. Kurulda çalışma grupları oluşturduk. Bunlar arasında e-devlet, İnternetin güvenli kullanımı, İnternet medyası, fikri sınai hak ihlalleri, İletişim teknolojileri sayılabilir.

Mustafa ÜNVER (BTK Daire Başkanı):

Siber Güvenlik ve Bilişim Suçlarına ilişkin kısa açıklamalar yapacağım. Bilgi ve iletişim teknolojileri hızla gelişmiş ve tüm dünya çapında yayılmıştır. 1.3 milyar internet kullanıcısı – Günlük 147 milyar e-posta bulunmaktadır. Tüm iş ve işlemler elektronik ortama (siber ortam) aktarılmış/aktarılmaktadır. 180 milyon internet adresi,  19.2 milyar internet sayfası, 1.6 milyar resim, 50 milyon ses-görüntü dosyası gibi kişisel, kurumsal ve ulusal açıdan hayati önem taşıyan pek çok bilgi elektronik ortamda yer almaktadır. Bu ortamda yeni tehditlerde hızlı bir şekilde artmaktadır. Bunlar; hizmetin engellenmesi saldırıları (DoS, DDoS), bilgisayar virüsleri, kurtçuk (worm), truva atı (trojan), klavye izleme (key logger) yazılımları, istem dışı ticari tanıtım (adware) yazılımları, casus / köstebek (spyware) yazılımlar, yemleme (phishing) istem dışı elektronik posta (spam), şebeke trafiğinin dinlenmesi (sniffing ve monitoring).

BTK olarak ise önümüzdeki süreçte faaliyetlerimiz şu şekilde sıralanabilir:

 - Anti Spam Projesinin tamamlanması,

 - İlgili raporların tamamlanmasından sonra yemleme (phishing) ve botnet-zombi sorunlarıyla İlgili pilot projeler başlatılması,

 - Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısının takibi,

 - Ulusal Bilgi Güvenliği Kanunu çalışmalarının takibi,

 - Başbakanlık bünyesinde yürütülecek çalışmalara aktif katılım ve

 - Çalışmaların uluslar arası platformlarda sunulmasıdır. 

BTK İkinci Başkanı Sayın Galip ZEREY’in değerlendirme konuşmaları ile Konferans sona ermiştir.

Konferans’tan Görüntüler:

 

 

 

 

Konferans Programına Ulaşmak İçin Tıklayınız.